14 Ekim 2011 Cuma

ya gerisi...


ben bir kere aşık oldum gerisini hatırlamıyorum diyor sayın muhsin ünlü....
ne hoş söylemiş adam diye geçiriyorum içinden...ve düşünüyorum gerisinde ne oldu....güzel günler ve gözyaşları...gülüşmeler ve tartışmalar...birlikte yapılan kahvaltılar ve kafa gömülen yastıklar...beraber uyumalar ve kıskançlık....sevişmek ve ayrılmak...
ah muhsin ünlü keşke sonunu da anlatsaydın da herkes kendi kafasına göre yaşamasıydı bu aşk denen zımbırtıyı...ve herkesin kendi doğrusu olmasaydı bu konuda...ve herkes ahkam kesmeseydi bıdıbıdı küçümen insanlar ben yaşadım ben gördüm ben hissettim demeseydi..
herkes keder bombardımanına tutuluş sanki aşk ve ayrılık çekmeseler ağızlarından çıkacak tek kelimeleri yokmuş gibi beni keder doğurdu gibi ben acıların çocuğuyum triplerine girmeselerdi..
çünkü aşk bazen bir düş yarası bazen düş bazen gerçek...
herkes kendince anlamlar çıkarsa ama bazen sussa ve kendini dinlese...konuşmadan...

1 yorum:

Profösör dedi ki...

Aşk üzüntüyle söylemeliyim ki aslında içinde bencilliği taşıyor.. Sevgi ve kaynaşma ise insanı bir bütün yapıyor. dostluk çerçevesine koyuyor. Sevgi, şefkat merhameti barındırıyor. Fedakarlığı karşılıksız sevmeyi muhabbet ve ünsiyet sağlıyor. Herşey bir tarafa, biz ikimiz bir tarafa diyemeyiz.. Aşk bir sonuç değildir, ancak bizi pişiren bir ateştir. önemli olan sevmek ve sevilmektir..

Sevmek ve sevilmek iki kelime.. Biri olmayınca diğerinin olmadığı bir gerçek. Eğer hayatımızda doğruluklar, iyilikler, güzellikler gibi kavramlar değer olarak yer bulursa, bu değerleri değer yapan diğer bütün ünsurların her biri, olumlu bir anlam olarak karşılık buluyorsa, kendimizi mutlu ve huzurlu hissediyoruz demektir. Sevgi; sadece bir insana duyulan ilgi ve şefkat demek değildir. Sevgi bütün yaratılmış varlıklara karşı duyulan ilgi ve şefkattir.  Sevgi; bütün renklerin birleştiği ve buluştuğu bir yürektir. Bu yürek binlerce mozayiğin bir araya geldiği bir sevgi iklimini oluşturduğu hoşgörüdür. 

Teşekkür ederiz..