12 Ekim 2011 Çarşamba

yine bir önce ajandama kaydedildi sonra bloga geçildi yazısı - "kafamın yerinde olmak istemezdim..."

doluluk-boşluk analizi gibi başlayan çizim işlerim kendimi elimde jumbo boyalarımla eskizlerin ortasında bulmam ile son boldu..hayallerimdeki gibi doluluk-boşluk analizi olmadı ne yazık ki..neyse ya buna da şükür...
kafamın dağınıklığı boyalara yansımış karman çorman renk cümbüşü gibi bir analize dönmüş elimdeki hali hazır imar durumu...
seçtiğim renkler tam bir felaket tam bir fiyasko..birde lejand yapmışım tek eksiğim oymuş gibi...zaten renklerin ne kadar berbat olduğu orada anlaşılıyor projeye bakıp daha çok mide bulandırmaya gerek bile yok yani....
şuan sadece hocaya söyleyeceklerimi düşünüyorum...
mp3 öyle salak bir şarkıda durmuş ki bu yazıyı yazarken bile bu şarkıyı ne sanarak attım acaba beş dakikadır susmadı çalıyor zangır zangır salak müzik diyorum kendi kendime...
lipton ice tea reklam müziğiymiş nereden girdi acaba o.O
şarkı bitti ; "hey girl listen up" dedi bana biri...hayır kimin şarkısı olduğuna bakmayacağım ama ne güzel şarkıymış...şarkının sözlerini anlıyorum gayet rahat demek ki hissetmeden ingilizcemi baya ilerletmişim çeviriler sağ olsun...
daha yazacak çok şeyim var ama bu düşündüklerimi ajandamdan bloğa temize geçeceğim o zahmet beni durduruyor..hemde ne zaman bloga yazacağım bile belli değil...
bu yazıya ek olması için analizin ve ajandamın kısmen fotolarını çekeceğim...
bu arada ders yokmuş ne şanslıyım (:


"temize geçerken ki ruh halim...uykum var yorgunum yogunum ve artık herşey bir süreliğine de olsun bitsin istiyorum"

Hiç yorum yok: