17 Ağustos 2012 Cuma

belki benden moda blogu da olur? olamaz mı olabilir asdfghjklşi ( moda blogu kim ben kim ya)

bayrama az gün kala "ya ben bayramda ne giyeceğim?" diye düşündüğüm günlerin geride kaldığını düşünerek üzülüyorum... çocukluk zamanımın bu kadar hızlı geçmesi ve artık zamanın katlanarak bana geçirmesi hüznümü biraz daha arttırıyor.. bu bayram ailem ile geçireceğim belki de son bayram.. ve cidden bu hüznün içinde kafamda tek soru çınlıyor da çınlıyor "ben bayramda ne giyeceğim yaaeee :( ?"

her genç kız gibi dolu dolaba bakarak "giyecek hiç bir şeyim yok" deme kapasitesine tabii ki sahibim ve bu kapasite beni alışveriş yapmaya zorluyor. fakat gerek sevdiceğim ile var olan durumlarım gerek iş güç durumları ( bulduğum işleri aileye beğendirememe ve bana ya çalışma bir sene daha yorulursun kızım diye tesellileri) bu kadar düşünceli olmayın ya :(  gerek kardeşimin okulundan dolayı ortaya çıkan taşınma durumu gerek eşşek kadar oldun ne bayramlığı durumları ( aslında bir çok durum var da şimdi çoğaltıp zaten az olan okuyucu kitlemi sıkıntıda sağa sola dağıtmak istemiyorum :)) .

bayram demişken kaç yaşıma geldim ( yaş mevzusuna fena taktım ) bildiğin ramazan bayramına şeker bayramı demekten kendimi alamıyorum hatta son dişçi randevumu uzattıkça uzatıyorum ki bayramda şekerler ile arama diş sıkıntısı giriş yapmasın. tamam ay ramazan ayı on bir ayın sultanı ama bayramı şeker gibi hatta gibisi fazla şekerli bir bayram işte o yüzden buradan beni kınayan tüm yakınlarıma sesleniyorum bayram ile arama girmeyin biz gayet iyi anlaşıyoruz (:

ailemle geçireceğim son bayram derken malum bu sene peyda olan evlilik ve yurt dışı planları var her ne kadar sevdiceğe ben ailemi bırakmam desem de bir yanım da onu bırakamayacağımı eşşek gibi biliyor ( eşşeklik mevzusuna da fena taktım ) ne yapacağım belli değil ve belki de ilk defa geleceğim bu kadar belirsiz...

bir an evvel bu yıllar geçse de kaderimin bana çizdiği yolu apaçık görsem 
( ama o zamana kadar çok yaşlanmasam bari :))

not : fotoğraflar tabii ki şahsıma ait değil (: çok beğendiğim severek takip ettiğim moda blogu http://kalplisekermoda.tumblr.com/ fotoğraflarını kullanmama izin verdiği için tekrar teşekkürler (: 
bu fotolar burada bir dursun malum ben bayramda ne giyeceğim yaaee sorusu soran bir sürü hem cinsim var (: çok düşünmeyin http://kalplisekermoda.tumblr.com/ dan yardım isteyin (:

16 Ağustos 2012 Perşembe

delicesine alışveriş bile beni kurtaramadı bu buhrandan

günlerim sayılı ve sıkıntılı geçiyor..stresimi her bir tarafa bulaştırıyorum sürekli bir kavga sürekli bir tartışma içerisindeyim... 
Biri bana şu hayatimi özet geçebilir mi ya da gelecek hayatım hakkında spoiler verse ya ne güzel olurdu.
hayatımda ki adam bari bu konuda bana yardımcı olsa ama nerde..
Aklımın iplerini saldim..bulan olursa insaniyet namina getirsin lütfen.
bu dünyada sadece delirmemek için uğraşıyoruz gerisi cidden teferruat


Bugünlerde biraz agresifim biraz deliyim..kendime gelemem tek başima. hani beni bana getir.


bir kadınla üç şey yapabilirsin:ya onu seversin, ya onun için acı çekersin ya da onu yazarsın...
''Kadından meleklik bekliyorsan, ona cennetini sunacaksın''.






12 Ağustos 2012 Pazar

bu kadar cümleyi yan yana neden koydum bilmiyorum ama bazen cidden düşüncelerim beş para etmiyor.

 
kıskançlığım diz boyu bu aralar hemde en çok beni kıskandıkları gün gibi ortada olan bir kaç kişiye karşı kıskançlığım dağ gibi büyüyor.. az kaldı dağ tepeme düşecek beni de yıkacak kıskançlığımı da )=


hayır cidden eksiğim yok fazlam var (kilo - boy dahil) şaka bir yana cidden hiç bir şekilde eksik değilim eksikte hissetmiyorum ama neden kıskanıyorum hiç bilmiyorum....

yakın arkadaşlarıma göre (her zaman felsefik ve psikolojik olarak durumuma yaklaşan arkadaşları kast ediyorum ) bu kıskançlık durumu sadece onların rahatlarını kıskanmakmış..haklı olabilirler binbir türlü bela ve karışıklık içinde olan ben bir on yıl önceki halimi mum ile arıyorum...


10 Ağustos 2012 Cuma

benim içimden geçen senin içinden de geçer mi?

sevgili murathan mungan ne hoş söylemişsin sen öyle ağzına sağlık....

bir kaç sıkıntılı günden kavgadan gürültüden sonra içimden geçenlerin hepsini paylaştım sevdicekle ve bana karşı cevaplarını tepkilerini bilmiyorum çünkü her zaman ki gibi yine sessizliğini koruyor o yüzden iyi ki benim içimden geçen onun içinden geçmiyor..

durumlarımız biraz karışık..benim daha okulla sevimsiz bir yılım varken !!!ki sadece bitirme projesi için ve bir kaç devamdan kalmadığım ders sonucu!!! neyse yine sinir yaptım sevdiceğim bu sene yllys midir nedir öyle bir programla yurt dışında eğitim hakkı kazandı bakanlıkça. en az 3 en fazla 7 yıl sürecek bu programla sevdiceğim yüksek lisans ve doktorasını yapacak ve bu onun için özellikle bölümünden dolayı bulunmaz bir fırsat...

ama benim için öyle mi? tabii ki değil...ben yurt dışına gitmek istemiyorum yerimi yurdumu annemin babamın koynunu bırakasım yok :/ ama sevdiceksiz de olmaz hemde az bir şey de değil kaç yıl :/ 

işte dediğim gibi kavgalı gürültülü hep başka şeyleri bahane ederek çıkardığım kavgalar sonucunda ve dün gece sürekli gördüğüm rüyalarda dahil bu fikrimi sevdiceğime söyledim ve onun hayalinin peşinden gitmek istemediğimi üst üste yineledim..o her zaman ki gibi sessizliğini korumak üzere çekildi köşesine...
bakalım ne olacak? bakalım tutarsız bu sene ne yapacak? evlilik planları ve okul planları birbirini tutacak mı? sevgilisini bırakmaya gönlü razı gelecek mi?

tüm soruların cevabı CEHENNEMİN DİBİNDE!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!


31 Temmuz 2012 Salı

uzun uzun yazmak isterim vakitsizliğimi anlatacak uzun vaktim yok diye

uzun uzun zamanlar koydum kendim ile her şeyin arasına...herkesin arasına...
ama isteyerek olmadı...en azından çok isteyerek.

tatil başladığından beri ev kavramını yitirmiş bir insan olarak elimde valizim dur durak bilmeden bi yerlere gidiyorum. sürekli bir yetişme sürekli bir acelecilikle..
bu zaman zarfında ihmal ettiğim bir sürü şey oldu ve ihmalkarlık bende alışkanlık oldu..

öncelikle bilgisayarımı yanıma almadığım için internete mobil takılmak zorunda kaldığımdan ne bloguma ne de sosyal medya araçlarıma (: yeteri kadar yetişemedim ve evet buraları çok boş bıraktım..
arkadaşlarım ile görüşmelerim sıfırın altına indi resmen ne zaman arasalar mmeşgul oldum ve tekrar dönemedim :/ yalnız bu cümleyi yazarken şunu fark ettim ki ben iki aydır ne kontörlü hattıma lira yüklüyorum ne de faturalarımı ödüyorum :/ hadi ateistler bunu da açıklayın kim bana lira alıyor ve faturalarımı ödüyor asdfghjklşilkjhgfdsaz
yıl içinde izlediğim hiç bir dizinin sezon finalini izlemedim hatta sezon finaline yaklaşacak kadar bile izlemedim diye bilirim..vakit yok resmen..ki ben sezon finallerini an be an takip eder yaz tatiline neler neler sığdırırdım ama nerdeeee..

aslında vakit değil sıkıntım benim sıkıntım içimin çok dolu olması sanırım.....o kadar çok acaba nasıl olacak diye düşündüğüm şey var ki....mesela;
kardeşimin üniversite tercihi bizi ev taşımaya zorlayacak gibi ama zaten son 5 senedir iki üç evim olduğundan birisinin şehir değiştirmesi beni çok zorlamaz her halde diye düşünüyorum...
anneannem çok rahatsız onun iyileşmesi için dua ediyorum ama ayrıca çok fazla acı çekmemesi içinde dua ediyorum..insanın sevdiği karşısında acı çekerken ne yaparsa yapsın hayattan tad alamaz diye düşünüyorum...
erkek arkadaşım artık ailelerin haberi olduğu için ilişkiye resmiyet kazandıralım diyor oldu gülüm bu sene sınavlara girsin bakalım nereyi tutturacak (ayyyy içimden espri bile yapmak gelmiyor :/ )
bir kaç yere iş için mlakata gittim ve hepsine kabul edildim :/ gayette güzelve kazançlı işler ama bende başlayacak göz(T) yok....hayatımı kime göre planlayacagımı şaşırdım açıkçası kimse bana bu cümleme binayen hayatını kendine göre planla ne yapmak istiyorsan onu yap demesin çünkü yok öyle bir şey...kararımı herkesten çok ben merak ediyorum ve yeni yazımda umarım bunun cevabını vermiş olurum diyorum :/
bakalım bu durumum daha ne kadar devam edecek...

silkelenmeli ve kendime gelmeliyim....

28 Haziran 2012 Perşembe

bu işin içinde bir iş var ama bakalım hayırlısı

bende duran zaman bazılarında nasıl bu kadar hızlı geçiyor anlamıyorum. ben dakikarı sayarken millet aaa aylar geçmiş farkında değilim diyor. sanırım zamanla tek işim onun geçmesi olduğu için bana naz yapıyor..ah kızımızda pek hamarat pek nazlı kategorisinde ilerliyor. 
tatile çıkmam için geçmesi gereken bir hafta bir türlü geçmiyor. o kadar sıkıntılı ve yavaş ki gün içerisinde günleri şaşıran bir insan oldum sabah kalkınca pazartesi olan gün sanki yatarken çarşamba gibi. ama eminim benim günüm 24 saatten fazla sürüyor bu işte bir ipnelik var seziyorum...
"zaman geçmek bilmez önce sonra yıllar sayamazsın bir bakmışsın geçip gitmiş hayat"
zaman benim için artık kaos gibi bir şey...anlamıyorum o da anlaşılmıyor....anlaşılmak için de bir şey yapmıyor açıkçası.


ben şuan A şehrinden çıkıp B şehrine gitme ihtimalimi sevdim.
hatta iki musluğun yarım saatte doldurduğu havuzda keyif çatma ihtimalimi de sevmiş olabilirim.
alttaki üçüncü ipne musluk bozukmuş havuzdaki suyu akıtmıyormuş mesela…öyle bir ihtimal.


bu ihtimaller olmadan lütfen ne ben zamana ne zaman bana bulaşsın...


bu arada mesela dün en sevdiğim filmlerden olan back to future filminin geleceğe gidildiği gündü. 



düşünün film kaç yılında yapıldı kaç yılını gelecek olarak alıyor o kadar zaman geçmiş ama ne bir uçan kaykay ne bir zaman makinesi hiçbir şey yok. o filmi ilk izlerken ne de güzel hayallerim vardı aslında...


o değil de yaşlandım ya ben


!!!'^+%&/()=?()/&%+^'é!'^+%&/()=?=)(/&%+^'!é'^+%&/()/&%+!!!

26 Haziran 2012 Salı

uzaklardan bir ses gelir mi? belki gelir...

uzun uzun uzun zamanlarımı kendime verdim ve her zaman söylediğim- istediğim gibi herkesten ve her şeyden uzaklaştım..kendi kendime kaldım, takıldım, eğlendim, bildiğin vakit geçirdim ya da vakit öldürdüm...
uzaklaştığım dünyama hızlı olmayan bir dönüşle tekrar kavuştum....
umarım tekrar uyum sağlarım (: