10 Ağustos 2012 Cuma

benim içimden geçen senin içinden de geçer mi?

sevgili murathan mungan ne hoş söylemişsin sen öyle ağzına sağlık....

bir kaç sıkıntılı günden kavgadan gürültüden sonra içimden geçenlerin hepsini paylaştım sevdicekle ve bana karşı cevaplarını tepkilerini bilmiyorum çünkü her zaman ki gibi yine sessizliğini koruyor o yüzden iyi ki benim içimden geçen onun içinden geçmiyor..

durumlarımız biraz karışık..benim daha okulla sevimsiz bir yılım varken !!!ki sadece bitirme projesi için ve bir kaç devamdan kalmadığım ders sonucu!!! neyse yine sinir yaptım sevdiceğim bu sene yllys midir nedir öyle bir programla yurt dışında eğitim hakkı kazandı bakanlıkça. en az 3 en fazla 7 yıl sürecek bu programla sevdiceğim yüksek lisans ve doktorasını yapacak ve bu onun için özellikle bölümünden dolayı bulunmaz bir fırsat...

ama benim için öyle mi? tabii ki değil...ben yurt dışına gitmek istemiyorum yerimi yurdumu annemin babamın koynunu bırakasım yok :/ ama sevdiceksiz de olmaz hemde az bir şey de değil kaç yıl :/ 

işte dediğim gibi kavgalı gürültülü hep başka şeyleri bahane ederek çıkardığım kavgalar sonucunda ve dün gece sürekli gördüğüm rüyalarda dahil bu fikrimi sevdiceğime söyledim ve onun hayalinin peşinden gitmek istemediğimi üst üste yineledim..o her zaman ki gibi sessizliğini korumak üzere çekildi köşesine...
bakalım ne olacak? bakalım tutarsız bu sene ne yapacak? evlilik planları ve okul planları birbirini tutacak mı? sevgilisini bırakmaya gönlü razı gelecek mi?

tüm soruların cevabı CEHENNEMİN DİBİNDE!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!


31 Temmuz 2012 Salı

uzun uzun yazmak isterim vakitsizliğimi anlatacak uzun vaktim yok diye

uzun uzun zamanlar koydum kendim ile her şeyin arasına...herkesin arasına...
ama isteyerek olmadı...en azından çok isteyerek.

tatil başladığından beri ev kavramını yitirmiş bir insan olarak elimde valizim dur durak bilmeden bi yerlere gidiyorum. sürekli bir yetişme sürekli bir acelecilikle..
bu zaman zarfında ihmal ettiğim bir sürü şey oldu ve ihmalkarlık bende alışkanlık oldu..

öncelikle bilgisayarımı yanıma almadığım için internete mobil takılmak zorunda kaldığımdan ne bloguma ne de sosyal medya araçlarıma (: yeteri kadar yetişemedim ve evet buraları çok boş bıraktım..
arkadaşlarım ile görüşmelerim sıfırın altına indi resmen ne zaman arasalar mmeşgul oldum ve tekrar dönemedim :/ yalnız bu cümleyi yazarken şunu fark ettim ki ben iki aydır ne kontörlü hattıma lira yüklüyorum ne de faturalarımı ödüyorum :/ hadi ateistler bunu da açıklayın kim bana lira alıyor ve faturalarımı ödüyor asdfghjklşilkjhgfdsaz
yıl içinde izlediğim hiç bir dizinin sezon finalini izlemedim hatta sezon finaline yaklaşacak kadar bile izlemedim diye bilirim..vakit yok resmen..ki ben sezon finallerini an be an takip eder yaz tatiline neler neler sığdırırdım ama nerdeeee..

aslında vakit değil sıkıntım benim sıkıntım içimin çok dolu olması sanırım.....o kadar çok acaba nasıl olacak diye düşündüğüm şey var ki....mesela;
kardeşimin üniversite tercihi bizi ev taşımaya zorlayacak gibi ama zaten son 5 senedir iki üç evim olduğundan birisinin şehir değiştirmesi beni çok zorlamaz her halde diye düşünüyorum...
anneannem çok rahatsız onun iyileşmesi için dua ediyorum ama ayrıca çok fazla acı çekmemesi içinde dua ediyorum..insanın sevdiği karşısında acı çekerken ne yaparsa yapsın hayattan tad alamaz diye düşünüyorum...
erkek arkadaşım artık ailelerin haberi olduğu için ilişkiye resmiyet kazandıralım diyor oldu gülüm bu sene sınavlara girsin bakalım nereyi tutturacak (ayyyy içimden espri bile yapmak gelmiyor :/ )
bir kaç yere iş için mlakata gittim ve hepsine kabul edildim :/ gayette güzelve kazançlı işler ama bende başlayacak göz(T) yok....hayatımı kime göre planlayacagımı şaşırdım açıkçası kimse bana bu cümleme binayen hayatını kendine göre planla ne yapmak istiyorsan onu yap demesin çünkü yok öyle bir şey...kararımı herkesten çok ben merak ediyorum ve yeni yazımda umarım bunun cevabını vermiş olurum diyorum :/
bakalım bu durumum daha ne kadar devam edecek...

silkelenmeli ve kendime gelmeliyim....

28 Haziran 2012 Perşembe

bu işin içinde bir iş var ama bakalım hayırlısı

bende duran zaman bazılarında nasıl bu kadar hızlı geçiyor anlamıyorum. ben dakikarı sayarken millet aaa aylar geçmiş farkında değilim diyor. sanırım zamanla tek işim onun geçmesi olduğu için bana naz yapıyor..ah kızımızda pek hamarat pek nazlı kategorisinde ilerliyor. 
tatile çıkmam için geçmesi gereken bir hafta bir türlü geçmiyor. o kadar sıkıntılı ve yavaş ki gün içerisinde günleri şaşıran bir insan oldum sabah kalkınca pazartesi olan gün sanki yatarken çarşamba gibi. ama eminim benim günüm 24 saatten fazla sürüyor bu işte bir ipnelik var seziyorum...
"zaman geçmek bilmez önce sonra yıllar sayamazsın bir bakmışsın geçip gitmiş hayat"
zaman benim için artık kaos gibi bir şey...anlamıyorum o da anlaşılmıyor....anlaşılmak için de bir şey yapmıyor açıkçası.


ben şuan A şehrinden çıkıp B şehrine gitme ihtimalimi sevdim.
hatta iki musluğun yarım saatte doldurduğu havuzda keyif çatma ihtimalimi de sevmiş olabilirim.
alttaki üçüncü ipne musluk bozukmuş havuzdaki suyu akıtmıyormuş mesela…öyle bir ihtimal.


bu ihtimaller olmadan lütfen ne ben zamana ne zaman bana bulaşsın...


bu arada mesela dün en sevdiğim filmlerden olan back to future filminin geleceğe gidildiği gündü. 



düşünün film kaç yılında yapıldı kaç yılını gelecek olarak alıyor o kadar zaman geçmiş ama ne bir uçan kaykay ne bir zaman makinesi hiçbir şey yok. o filmi ilk izlerken ne de güzel hayallerim vardı aslında...


o değil de yaşlandım ya ben


!!!'^+%&/()=?()/&%+^'é!'^+%&/()=?=)(/&%+^'!é'^+%&/()/&%+!!!

26 Haziran 2012 Salı

uzaklardan bir ses gelir mi? belki gelir...

uzun uzun uzun zamanlarımı kendime verdim ve her zaman söylediğim- istediğim gibi herkesten ve her şeyden uzaklaştım..kendi kendime kaldım, takıldım, eğlendim, bildiğin vakit geçirdim ya da vakit öldürdüm...
uzaklaştığım dünyama hızlı olmayan bir dönüşle tekrar kavuştum....
umarım tekrar uyum sağlarım (:

11 Mayıs 2012 Cuma

bir yatağım var bir yastığım bir de pokemonum olsa keşke

bir kaç gündür aklımda hep yeni bir şeyler..hayattan sıkılmanın eşiğinde kendime yeni maceralar, yeni hayaller.. aslolan bir şey var ki o da benim üşengeçliğim..

hayattan tat almıyorum diye diye etrafımdakilerin başının etini yiyorum ama kalk bir şeyler yapalım diyen olunca olanca hızımla sarılıyorum yatağıma, yastığıma....beni ayırmayın evlatlarımdan...(:
hem hep ben mi gideceğim eğlencenin ayağına birazda o bana gelsin demek istiyorum ama emin olun ayağıma plajın gelmesi biraz zor ama olsun en azından denenebilir bence (:
o değil de bilim adamları ne zaman bir pokemon yapacak ya...sevdicek ile pokemon yapma vol. 13240076542354657 konuşmalarımız devam ediyor sonuçta adam genetikçi beyler o kadar sene boş yere okutmuş olamayız değil mi altı üstü bir pikachu yap be sevdiceğim (:

3 Mayıs 2012 Perşembe

yaşım geldi annem dedi onun gibi evlenmek gerek

aman gün almasın 30undan bir tane bulunsun tıpkı babasında diye devam eden bir şarkı var bu aralar dilime dolanmıştı ki dolanmaz olaydı...
aile bireyleri diken üzerinde okul bitmeden yüzük takıp okul biter bitmez evleneceğimi düşünüyorlar o yüzden ağzımdan çıkan her evlilik ile ilgili kelimede hafif birer kalp sıpazmı ( bu kelime umarım böyle yazılıyordur.) geçiriyorlar...
neyse ki 30umdan gün almaya daha çok var bizimkileri telaşlandırmaya hiç mi hiç gerek yok bu aralar (:
kore dizileri filmleri ile seviyeli beraberliğim devam etmekle beraber daha dün farkına vardım ki akasya durağı yeni bölümleri ile tekrar özlenen!!! ekranlara geri dönüş yapmış..şimdi açıkçası bu yazıyı okuyan ve bu diziyi özleyen ve ekranlara dönmesine sevinen varsa okumayı burada bıraksın..hatta bununla da kalmayıp ıssız bir adaya doğru yola çıksınlar giderken de yanlarına alacakları üç şeyden biri ikisi bu dizinin senaristleri olsun lütfen..çok netim bu konuda..neyse bu ağır oldu ama yerinde oldu bence ya (:
bu aralar yaşam felsefem olan " umursayacak yaşta değilim" cümlesini der yazıma noktayı koyarım bir de size yazımın şarkısını armağan ederim okumanızı temenni ederim (=

ölürken arkamdan biriside çıkıp demezse "cesur kızdı" diye ışığa doğru gitmem diye düşünüyorum (=

bir kaç gündür hayata karşı duruşumu düşünüyorum ve çoğunlukla umursamaz olduğuma karar verip konuyu kapatıyorum. ama söz konusu sevdiklerim olunca (ve istediklerim :) ) sanırım asla savaşmadan işin ucunu bırakacak bir insan değilim...
sanırım bunun farkında olan veya olacak olan :) çok insan var bunun şu an da bilincindeyim...